28 Ağustos 2012 Salı


Seçenek

Michael herkesin imrendigi biriydi. Her zaman neseliydi ve çevresine hep olumlu seyler söylerdi. Birisi ona nasil oldugunu sordugunda: 'Daha iyi olamazdim' diye yanitlardi. Dogal bir motivatördü.

Eger çalisanlardan birisi isyerinde kötü bir gün geçirmisse, Michael, ona, durumun olumlu taraflarina bakmasini söylerdi. Michael'in bu tarzi beni çok meraklandirdi, ve bir gün Michael'a gidip sordum;

'Anlamiyorum! Her zaman nasil bu kadar pozitif biri olabiliyorsun? Bunu nasil yapiyorsun?

Michael yanitladi:'Her sabah kalktigimda kendime diyorum ki: 'Bu gün iki seçenegin var: ya iyi bir ruh halinde olabilirsin ya da kötü bir ruh halinde, seçimini yap. Ben de iyi bir ruh halinde olmayi tercih ediyorum.

Kötü bir sey oldugunda, ya kendimi kurban olarak görebilirim ya da bu durumdan bir sey ögrenebiliri m. Ben de bir sey ögrenmeyi tercih ediyorum. Ne zaman birisi bana derdini anlatsa, onu sadece dinleyebilir, ya da hayatin olumlu taraflarini gösterebilirim. Ben de ikincisini tercih ediyorum.

Itiraz ettim:'Hayir bu kadar da basit degil'.

'Evet bu kadar basit', Michael yanitladi ve devam etti: 'Yasam seçeneklerden ibarettir. Gereksiz ayrintilari bir kenara biraktiginda her durumun bir seçenek oldugunu görürsün. Olaylara nasil tepki verecegini sen seçersin.

Insanlarin senin ruh halini nasil etkileyecegini kendin seçersin. Nasil bir ruh hali içinde olacagini kendin seçersin. Hayatini nasil yasayacagin da senin seçimine baglidir'.

Michael'in söyledikleri üzerinde uzun uzun düsündüm. Bir süre sonra kendi isime baslamak için isyerinden ayrildim.

Birbirimizle temasi kaybettik, fakat hayat hakkinda bir seçim yapacagim sirada sik sik onu ve hayata bakis seklini düsündüm.

Bir kaç yil sonra, Michael'in ciddi bir is kazasi geçirdigini duydum. 18 saatlik bir ameliyat ve yogun bakimdan sonra, Michael sirtina yerlestirilmis demir çubuklarla hastaneden taburcu edilmisti.

Kazadan 6 ay sonra Michael'i gördüm. Kendini nasil hissettigini sordugumda, 'daha iyi olamazdim, yara izlerimi görmek ister miydin?'diye sakayla karisik yanitladi. Teklifini reddettim, ama kaza esnasinda beyninden neler geçtigini kendisine sordum.

Michael yanitladi 'Ilk aklima gelen sey yeni dogacak kizimin sagligi oldu.

Yerde yatarken iki seçenegim oldugunu düsündüm. Ya yasayacaktim, ya da ölecek. Ben yasamayi tercih ettim'.

'Korkmadin mi? Bilincini kaybetmedin mi?' diye sordum. Michael yanitladi:'ilkyardim görevlileri bana sürekli düzelecegimi söylediler.

Fakat hastaneye getirildigimde, doktorlarin hemsirelerin yüzlerindeki ifadeyi görünce gerçekten korktum. Gözleri adeta benim öldügümü haykiriyordu. O anda bir seyler yapmam gerektigini anladim'.

'Ne yaptin?' diye sordum.

Michael yanitladi: 'iri cüsseli bir bayan hemsire bana sürekli sorular soruyordu. Benim herhangi bir seye karsi alerjik olup olmadigi mi sordu. 'Evet, yerçekimine karsi alerjim var' diye bagirdim. Gülüsmeleri üzerine onlara dedim ki; ben yasamayi seçiyorum. Beni ölü biri gibi degil canli birisi gibi ameliyat edin!'.

Michael hem doktorlarinin yetenegi, hem de inanilmaz tavri sayesinde yasamayi basardi. Her gün hayati dolu dolu yasamak için seçme hakkimiz oldugunu ondan ögrendim.

Yasama olan tavir ve bakis açimiz her seydir. 'Bu nedenle yarin için üzülmeyin, birakin yarin kendisi için üzülsün. Her geçen günün kendine yetecek kadar derdi vardir'. Kaldi ki, bugün dün kaygilandiginiz yarindir.


http://www.kamilemutlu.com




Hiç yorum yok :

Yorum Gönder